ARŞİV·2013

Akdeniz

Yazan-Yöneten
Nesrin KAZANKAYA
İlk Sahnelenme
27 Eylül 2013
Akdeniz afişi
OYUN HAKKINDA

"Akdeniz" adlı müzikal oyun, aşk,  tutku, ayrılık, hüzün, tutukluluk, sürgün, direniş,  ölüm, yaşam coşkusu gibi temaları, Akdenizlilik olgusunda ele alıyor. Oyunda, portakal toplayan Akdenizli iki kız kardeş, Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerde hayali bir gezinti yaparlar. Portakal, ülkeleri içinde barındıran bir Akdeniz küresidir onlar için. Gezinti boyunca değişik Akdeniz ülkelerinden sökün eden Akdenizliler, beraberlerinde ülkelerinin şarkılarını, öykülerini, şiirlerini de getirirler. Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan,  Fikret Demirağ’a, Lorca’dan Nazım Hikmet’e uzanan şiir, şarkı ve öykülerde; Portekiz, İspanya, Fransa, İtalya, Yugoslavya, Yunanistan, Kıbrıs, Türkiye ülkelerinden seçilmiş aşk, özlem, eğlence, ayrılık, ayrı bırakılma, faşizm ve direniş temalarında bir yolculuk yapılır.

YARATICI EKİP
Yazan-Yöneten
Nesrin KAZANKAYA
Dramaturgi
Şafak ERUYAR
Müzik ve Vokal Yönetmeni
Ezgi KASAPOGLU
Dekor
Basak ÖZDOGAN
Orkestra
Piyano: Ezgi KASAPOĞLU
Viyola-Piyano
Joshua HULLU
Gitar-Buzuki
Aybilge İNAL
Bas
Tunca OLCAYTO
Davul
Bekir ÖNAL
OYUNCULAR
BASINDAN


Evrensel Gazetesi, 17.12.2013, Metin Boran


Akdeniz'in hüzünlü geçmisi Pera'da

Tiyatro Pera’da Akdeniz’e kiyisi olan ülkelerin kültürel degerleri, mücadele tarihi ve yasam biçimlerinden süzülmüs, ayrica bu toplumlarin tarihsel ve politik olarak kirilma noktasi olan olaylarla ortaklastirilmis bir konu bütünlügü içinde kurgulanan Akdeniz adli müzikal seyirci ile bulusmaya devam ediyor. Konusu, kurgusu ve anlatim teknigi olarak sezonun en iyi oyunlari arasinda belirgin olarak öne çikan Oyunun Yazari ve Yönetmeni Nesrin Kazankaya. Mini bir orkestra ile canlilik bulan Oyunun Müzik Yönetmeni Ezgi Kasapoglu, dramaturji çalismasi ise Safak Eruyar’a ait.      
Tiyatro Pera kurulusundan (11.yil) bugüne sahneledigi oyunlarda görsel ve estetik niteligi göz ardi etmeden toplumsal duyarliligi olan oyunlari seyircisiyle bulusturuyor. Sahneye tasidigi oyunlarla sadece yasadigimiz ülkenin degil genel olarak insanligin temel toplumsal ve siyasal sorunlarini tarihsel veya güncel baglamiyla sorgulayan-tartisan ve üzerinde yeniden bir daha düsünmemizi öneren repertuvar anlayisi ile nitelikli bir topluluk olarak varligini sürdürüyor.Akdeniz müzikali de bu anlayis dogrultusunda kotarilarak Türkiye’nin güncel gerçekligini animsatan ile Gezi Parki Direnisi ile paralellik kurularak sahneleniyor. 
Müzikalde Ispanya’dan, Italya’ya Fransa’dan Yunanistan’a Yugoslavya’dan Kibris’a ve oradan da Türkiye’ye fasizm kiskacinda yasanmis özgürlük mücadelesi ve ardindan gelen ölümler, iskenceler, acilar ve hasretler ortak ezgilerle kurgulanarak müzikal formatinda sunuluyor. Oyunda ayrica Akdeniz’e kiyisi olmamakla birlikte, uzun yillar yasanan fasizm belasi, hayati fado, fiesta ve futbolla kusatilan halkin, verdigi özgürlük mücadelesi ve senlikli gündelik hayati ile müzikale dahil edilen Portekiz de yer aliyor.                   
Oyunda Ispanya Iç Savasi ve Franko fasizmi, Portekiz’de Diktatör Salazar, Italya fasist Mussolini döneminden bir animsatma ve demokrasi, insan haklari mücadelesinde özgürlük ugruna bedenlerini ölüme yatiran devrimciler… Sonra bütün uzuvlari birbirinden ayrilmis zavalli Yugoslavya. Sadece cografyasi degil, kültürü, inanci, yasama aliskanligi ve ortak gelecegi de parçalanan Yugoslavya. Fransa ve Yunanistan ve tabii ki Türkiye ve sairin mahpuslugu. O sair ki, diline imgesini, bedenine mahpuslugu yakistiran, ama yine “yasamak bir agaç gibi tek ve hür” demekten geri durmayan askin ve mücadelenin ozani.   Nesrin Kazankaya,  Akdeniz’de her ülkenin karanlik geçmisinden enstantanelerle fasizmin boyutlarini, insan hak ve özgürlüklerinin ayaklar altina alindigi ve baski dönemlerini bir kez daha animsatiyor. Kazankaya bu utanç dolu, karanlik geçmise lanet okurken izleyicisine ayni zamanda umut isigi oluyor, yasama sevincini öne çikariyor ve özgürlük için toplumsal mücadelenin kaçinilmazliginin altini çiziyor.
Nesrin Kazankaya’nin yorumuyla Akdeniz Müzikal’i içerigi ve biçimsel üslubu ile epik anlatim tarzina yaklasirken seyirlik olarak hem eglendiren hem de toplumsal ve siyasal düsünüsün önünü açan bir sahneleme tarzinin açik ve samimi bir örnegini olusturuyor. Oyunda anlatim bütün sahne unsurlarinin (dekor, kostüm, isik ve oyuncu) ortak uyumu ile tek bir söze dönüsürken gösteride oyuncular özellikle öne çikiyor. Yapimda Volkan Aktan, Erdinç Anaz, Emre Çakman, Linda Çandir, Gamze Ipek, Basak Mese, Zeynep Özden, Selin Sevdar, Gökçe Burcu Zümrüt gibi genç oyuncular yer aliyor. Oyuncularin her birisi sahnede abartiya kaçmadan, yapayliktan uzak duruslari ile rolleri yansiliyorlar. Oyuncular sesleri, tavirlari ve mütevazi oyunculuk örnekleriyle birbirlerini fiziksel ve duygusal olarak besleyerek sahnede samimi ve içten bir ekip ruhu yaratma bilinci ile hareket ediyorlar. 
Tiyatro Pera, özellikle bu dönem tiyatrolarda yasanan çöllesmeye inat, Akdeniz ile sorumlu ve duyarli bir topluluk olarak bu oyunla da kendi sanatsal ve estetik durusuna uygun bir sahneleme ile seyircisinin begenisini kazanmaya devam ediyor. Emek veren herkese tesekkürler. 
Akdeniz Müzikali 20-21 Aralik tarihlerinde Pera Tiyatro’da izlenebilir. www.tiyatropera.com 

BROŞÜRDEN

Akdenizli Olmak...  -  Yönetmenin yazisi

Akdenizli olmak, güzel bir ayricalik. Akdeniz, askin, tutkunun, coskunun, direnisin; beklenmedik süreler sabir gösterip, gene hiç beklenmedik anlarda büyük patlamalari gösterebilen; itiraz eden sesi, kendi üslubuyla yükseltebilen insanlarin cografyasi.

Akdeniz ruhu “Gezi Parki”nda yükselince, 31 Mayis 2013’de yapilacagini ilan ettigimiz oyunumuzun prömiyerini erteledik.

Bir yili askin bir süredir hazirligini yaptigimiz “Akdeniz”in metnini ve müziklerini olustururken; Portekiz’den, ülkemize dek, Kuzey Akdeniz kiyilarindaki tüm ülkelerin nasil keyifli benzerlikler tasidiginin da bir kez daha ayirdina vardik. Toplumlarin yasam biçimi, coskulari ve öfkeleriyle insanlarin karakter yapilari birbirine yakin dururken; fasizmin damgasini vurdugu, aci dolu tarih kesitleri de benzerlikler tasiyordu. Baski dönemlerine karsi mücadele yöntemleri, direnis inanci ve gücü hemen hep ayni olan, insana öfke ve umut veren süreçlerdi bunlar.

Müzik, Tiyatro Pera yapimlarinin vazgeçilmez bir parçasi; hemen her oyunumuzda önemli bir yer tutuyor. 12 yillik varolus sürecimizde bu ikinci müzikal oyunumuz. Ilki, Brecht’in metinleriyle olusturdugumuz, 2008 yapimi “Rahat Yasamaya Övgü”, kabare tarzinda bir yaklasimdi. Simdi kendi özgün müzikal stilimizi ariyoruz ve önermeler yapiyoruz.

Oyunumuzun metni, sarki sözlerinin içerikleri, her ülkenin kendi sairlerinden alintilar ve yeni yazilmis sahnelerden olusuyor. Oyunda sarkilar, her ülkenin kendi dilinde söyleniyor. Elinizdeki brosür oyun akisini takip etmektedir. Söylenen sarkilarin Türkçe çevirileri de yer almaktadir.

Tiyatro Pera’nin genç ekibi oyunu üstleniyor. Yillardir müzik yönetmenimiz Ezgi Kasapoglu ve orkestramizin üyeleriyle müzik çalismalarini sürdüren genç Tiyatro Peralilar, hem yeni önerilerimizin, hem de tiyatromuzun gelecekteki sahipleri.

Akdenizli ruhumuzu yitirmeden, her gün daha güçlü, baris içinde, güzel bir gelecegi el birligiyle yaratacagimiza tüm yüregimle inaniyorum.

Nesrin Kazankaya- Sanat Yönetmeni

GALERİ

Sahneden Kareler

11 fotoğraf
VİDEO

Oyundan

Akdeniz

ARŞİV

İlk sahnelenme: 27 Eylül 2013