ARŞİV·2002

Bir Çöküşün Güldürüsü (Tavşan Tavşan)

Oyun, iki odalı bir apartman dairesinde yaşayan dar gelirli, sevgi ve umut dolu 5 çocuklu bir ailenin ayakta kalma mücadelesini anlatır. Ailenin tek gelir kaynağı, bir fabrika işçisi olan babadır.

Yazan
Coline Serreau
Çeviren
Çetin İpekkaya
İlk Sahnelenme
13 Aralık 2002
Bir Çöküşün Güldürüsü (Tavşan Tavşan) afişi
OYUN HAKKINDA

Oyun, iki odalı bir apartman dairesinde yaşayan dar gelirli, sevgi ve umut dolu 5 çocuklu bir ailenin ayakta kalma mücadelesini anlatır. Ailenin tek gelir kaynağı, bir fabrika işçisi olan babadır. Yaşamı düzenlemek, sürdürebilir hale getirmek ise anneye kalmıştır. Biri lise, diğeri tıp eğitimi gören iki oğulları Tavşan ve Bebert ile birlikte kıt kanaat yaşamaktadırlar. Ailenin diğer çocukları ise kendi yaşamlarını kurmuşlardır. Marie evli, Jeannot yurt dışında çalışmakta, Lucie ise birlikte yaşadığı Gerard ile evlenmek üzeredir. Babanın maaşı ev ve okul giderlerine yetmemekte, bütçe sürekli açık vermekte, borçlar büyümekte ve eve icra memurları gelmektedir. Traji-komik olaylar örgüsü tüm çocukları, hatta damat adayını bile baba ocağında bir araya getirir. Evin nüfusu 8 kişi olmuştur. Beklenmedik misafirler(!) dışında. Güçlükle ayakta durmaya çalışan aile, artık maddi manevi bir sarsıntı içindedir. Bütün bunlara bir de ülkede gerçekleşen 'askeri darbe' eklenince, ailenin çöküşü kaçınılmaz olur.
 

YARATICI EKİP
Yazan
Coline Serreau
Çeviren
Çetin İpekkaya
Dramaturg
Gökhan Akçura
Işık Tasarımı
Yüksel Aymaz
Dekor-Kostüm
Gürel Yontan
Yönetmen Yrd.
Şafak Eruyar, Zeynep Özden, Eda Yapanar
OYUNCULAR
  • AnneBİLGE ŞEN
  • BabaLEVENT YILMAZ
  • TavşanBAŞAK MEŞE
  • BebertDEVRİM NAS
  • JeannotSEYİT ÖZCAN
  • GerardCÜNEYT UZUNLAR
  • Bn. DupperieÖZKAN SCHULZE
  • LucieYELİZ DEMİR
  • MarieNESRİN KAZANKAYA - GÖKÇE AKYILDIZ
  • HerveİBRAHİM ULUTAŞ
  • BaşbakanLEVENT ÖKTEM
  • SpikerCANSU ERMİŞ
BASINDAN

Bir Çöküsün Güldürüsü (Tavsan Tavsan) - 17 Ocak 2003, Milliyet, Kenan Yasar

Yönetmen Nesrin Kazankaya’nin sahneye koydugu "Bir Çöküsün Güldürüsü", 1980’lerden günümüze kadar dünyanin yasadigi degisimi hicveden bir güldürü. Yaklasik 20 yillik bir geçmise dönüp baktigimizda, ülkeler arasi sinirlari ortadan kaldiran bir çok gerçekle karsi karsiya kaldigimizi görüyoruz. Bir yanda basta ABD olmak üzere gelismis ülkeleri içine alan ve "Yildiz Savaslari" rüyasina kadar uzanan bir silahlanma çilginligi, öte yanda gittikçe fakirlesen ve dünya nüfusunun büyük bir kismini kapsayan akil almaz bir insanlik drami. Iste adina ‘sistem’ denen bu gerçek, "Bir Çöküsün Güldürüsü"nde, ne tuhaftir ki gelismis bir ülkenin semalarindan yansitiliyor.

Evet, oyun Fransa’da geçiyor. Ne kadar gelismis de olsa, yukarida saydigimiz gerçekleri, önce kendi insanlariyla, ardindan da tüm dünyayla yüzlestiriyor. Büyüteci biraz daha yakinlastirdigimizda, yüzlesme ve hesaplasmalar ülkenin küçücük bir noktasinda odaklaniyor. Orta halli bir Fransiz ailesini temsil eden bu nokta, sahne üzerinde koskocaman bir dünya gerçegine dönüsüveriyor. Isçi sinifindan gelme, bes çocuklu bu aile, bütün gelgitleriyle kelimenin tam anlamiyla ayakta kalma mücadelesi veriyor. Aile içindeki en büyük sorunsa icra memurlariyla köse kapmaca oynayan geçim sikintisi. Bütün aile, maasina bir türlü zam gelmeyen isçi bir babanin eline bakiyor. Babanin isten atilmasiyla büyük bir ivme kazanan ve aileyi uçuruma sürükleyen felaketler birbiri ardina gelmeye baslayinca oyun absürd bir düzleme giriyor.

Bütün olup bitenler kara mizah ögeleriyle örülü bir düzlemde, söz ve durum komikleriyle bezeli bir süzgeçten geçirilerek sunuluyor. Yönetmen bu noktada anlatimi tek düzelikten kurtarmak ve güçlü kilmak için birtakim yöntemler denemis. Örnegin bas karakterlerin monologlarini interaktiflestirmeyi tercih etmis. Seyirciyi gerçeklerle yüzlestirmek adina monologlari diyaloga dönüstürmüs diyelim. Dogrusu bu durum, oyunu didaktik bir düzleme tasimaktan ve kisirlastirmaktan baska hiçbir ise yaramamis!

BASIN BÜLTENI

TİYATRO PERA’DA YENİ OYUN – TÜRKİYE PRÖMİYERİ / “BİR ÇÖKÜŞÜN GÜLDÜRÜSÜ (TAVŞAN TAVŞAN)

TİYATRO PERA “ÖLÜM ve KIZ” “AMAN AMAN(ÇOCUK OYUNU)” oyunlarından sonra kuruluşunun ikinci yılında “Bir Çöküşün Güldürüsü (Tavşan Tavşan)” adlı oyunla 13 Aralık 2002 Cuma günü saat 20:30’da bir Türkiye prömiyeri gerçekleştirecektir.

Coline Serrau’nun yazdığı “Bir Çöküşün Güldürüsü (Tavşan Tavşan)” adlı oyunu Çetin İpekkaya çevirdi. Nesrin Kazankaya’nın yönettiği oyunun dekor-kostüm tasarımı Gürel Yontan, dramaturgisi Gökhan Akçura, ışık tasarımı Yüksel Aymaz tarafından gerçekleştirildi.

Oyunda görev alan sanatçılar: Bilge Şen, Levent Yılmaz, Devrim Nas, Cüneyt Uzunlar, Başak Meşe, Özkan Schulze, Seyit Özcan, Yeliz Demir, İbrahim Ulutaş, Gökçe Akyıldız, Nesrin Kazankaya.

“Bir Çöküşün Güldürüsü (Tavşan Tavşan)” oyunu, iki odalı bir apartman dairesinde yaşayan dar gelirli bir ailenin ayakta kalma mücadelesini anlatmaktadır. Bir fabrika işçisi olan baba, ailenin tek gelir kaynağıdır. Yaşamı düzenlemek, sürdürülebilir hale getirmek ise anneye kalmıştır. Biri lise diğeri tıp eğitimi gören iki oğulları Tavşan ve Bébert ile birlikte kıt kanaat yaşamaktadırlar. Ailenin üç çocuğu daha vardır. Marie, Lucie ve Jeannot. Üçü de kendi yaşamlarını kurmuşlardır. Marie evli, Jeannot yurt dışında çalışmakta, Lucie ise birlikte yaşadığı Gerard ile evlenmek üzeredir. Babanın maaşı ev ve okul giderlerine yetmemekte , bütçe sürekli açık vermekte, borçlar büyümekte ve eve artık icra memurları gelmektedir. Trajikomik olaylar örgüsü tüm çocukları, hatta damat adayını bile, baba ocağında bir araya getirir. Evin nüfusu artık sekiz kişidir. Beklenmedik misafirler(!)dışında. Güçlükle ayakta durmaya çalışan aile artık maddi manevi bir sarsıntı içindedir. Bütün bunlara bir de ülkede gerçekleşen askeri darbe eklenince, ailenin çöküşü kaçınılmaz olur.

BROŞÜRDEN


Yönetmenin Önsözü

TIYATRO PERA 

ve   birinci yil tamamlanmadan ...

“Bir Çöküsün Güldürüsü (Tavsan Tavsan) ”, 21. yüzyilin, herseyin ekonomiyle açiklandigi; insan ve degerleri yerine paranin ve çikarlarin egemen oldugu; ülke sinirlarinin dünya imparatorluguna dogru yavas yavas ortadan kalktigi “Yeni Dünya Düzen”ine, tiyatrodan komedi diliyle bir baskaldiri bence. Küresellesme, insanlik yararina büyük bir adimsa, giderek artan yoksulluk, açlik sinirindaki insan sayisinin artmasi, gelir dagilimindaki uçurumun giderek büyümesi, gözetim toplumlari haline gelmek ve geleceginden endiseli, korkulariyla yasayan ve bu nedenle radikal egilimlere yönelen insan modelinin olusmasi nasil açiklanabilir?

Komediyle bulusabilmemi, her zaman neyin komik olarak ele alindigi belirlemistir. Fransiz bir yazarin, ülkemizde de hemen yanibasimizda görebilecegimiz bir aileyi ve yasadiklarini; trajik olani, çarpici komik ögelerle bulusturarak, naif bir üslupla anlatmasi, bu oyunu seçmemiz için yeterli oldu.

Oyunda arka arkaya dizilen yoksulluk, issizlik, kara silah ticareti, darbe, yalnizlik, televizyon gibi yabancisi olmadigimiz konular; bu hala sevgi ve umut dolu naif insanlarin çöküse dek giden maceralarinin anlatimi için kullanilmakta. Izleyicinin oyun figürleriyle özdeslesip, komedi ögeleriyle ve açik biçim anlatim üslübuyla yabancilasacagi oyun, bence günümüz modern tiyatrosu için güzel bir örnek olusturuyor..

Tiyatrodaki en büyük basarinin istikrar haline geldigi bir ülkede yasiyoruz. Ödenekli tiyatrolarda bu istikrar, repertuvar anlayisi ve hangi sanat yönetmeni ile yola devam edilecegi sorusu iken; bu, özel tiyatrolarda “bu sezon da bir oyun yapiyor musunuz?”a dönüsmüs durumda. Ekip anlayisi, ayni oyuncularla yola devam etmek de bir lüks oldu. Tiyatro Pera’da kalici bir ekiple çalismak üzere yola çiktik ve devam ediyoruz.. Birinci yilimizi doldurmadan, “Ölüm veKiz”, çocuk oyunu “Aman Aman” ve yeni oyunumuz “Bir Çöküsün Güldürüsü” olmak üzere 3 oyun sahneledik. Tiyatro Pera’da, 4 yillik egitim veren “Pera Tiyatro Okulu” mezunu ögrencilerimizle birlikte oynamaktan gurur duyuyoruz ve bu çok heyecanli bir birliktelik.

GALERİ

Sahneden Kareler

12 fotoğraf
ARŞİV

İlk sahnelenme: 13 Aralık 2002