ARŞİV·2005

Yanlışlıklar Komedisi

Oyun Ephesus kentinde geçer. Syracusa ve Ephesus ticaret yüzünden birbirine düşman iki kent devlettir. Tüccar Egeon, Syracusalılara yasaklanan Ephesus kentine girdiği için tutuklanır.

Yazan-Yöneten
Nesrin Kazankaya
İlk Sahnelenme
18 Kasım 2005
Yanlışlıklar Komedisi afişi
OYUN HAKKINDA

Oyun Ephesus kentinde geçer. Syracusa ve Ephesus ticaret yüzünden birbirine düşman iki kent devlettir. Tüccar Egeon, Syracusalılara yasaklanan Ephesus kentine girdiği için tutuklanır. 24 saat içinde fidye tutarını ödeyemediği takdirde ölümle cezalandırılacaktır. Egeon, yıllar önce ailesiyle birlikte geçirdiği bir deniz kazası sonucunda karısını, ikiz oğulları Antipholus’lardan ve gene ikiz olan uşakları Dromio’lardan birini yitirmiştir ve ölüp ölmediklerini bilmemektedir. Syracusa’da babasının yanında büyüyen Antipholus, kölesi Dromio’yu da yanına alarak ikiz kardeşlerini bulmak için yola çıkar. Bir süre sonra oğlundan haber alamayan Egeon da Antipholus’un peşinden gider. Sonunda Syracusalı baba oğul birbirlerinden habersiz diğer ikizlerin yaşadığı Ephesus kentine gelirler. Ephesus’lular ikizleri birbiriyle karıştırır. Kentte ikizlerin varlığı yüzünden yanlışlıklar birbirini kovalar. Ephesus’lu Antipholus’un karısı Adriana bile kocasını ikiz kardeşinden ayırt edemez. Böylece tüccarlar kenti Ephesus’da, ikizlerle ilintili bazı ticari ilişkiler ve parasal dengeler alt üst olur. Borçlarını tahsil edemeyen tüccarlar birbirlerini tutuklattırır. Ephesuslular da tutkulara, aşklara, kıskançlıklara, öfke ve hırslara yenik düşerek bu yanlışlıktan nasibini alacaktır. Ancak her zaman olduğu gibi yanlış anlamaların ağır bedelini gene alt sınıftan köleler ödeyecektir.

YARATICI EKİP
Yazan-Yöneten
Nesrin Kazankaya
Dramaturgi
Şafak Eruyar
Işık
Yüksel Aymaz
Yönetmen Yrd.
Zeynep Özden
Dekor
Nilüfer Moayeri
Yönetmen Yrd.
Zeynep Özden
Yapim Asistani
Müge Bucak
Isik-Ses Kumanda
Ugur Arda Baskan
OYUNCULAR
  • EgeonSelçuk Uluergüven
  • SolinusPınar Çelebi
  • Syracusalı AntipholusDağlar Uygur
  • Syracusalı DromioVolkan Aktan
  • Ephesuslu AntipholusErdinç Anaz
  • Ephesuslu DromioAytunç Şabanlı
  • AdrianaMünibe Millet
  • LucianaZeynep Özden
  • AngeloNazmi Karaman
  • BalthazarOkan Kayabaş
  • BaşrahibeSeda Kılıç
  • FahişeZekiye Çelik
  • LuceSeda Kılıç
  • Eren Uluergüven'in Anısına...
BASINDAN

www.tiyatronline.com - Robert Schild
   Sahnelerimizde iki klasik oyun katildi... Biri bütçe sorunlari ön planda gelmeyen ödenekli bir tiyatroda, digeri ise oldukça kisitli olanaklar ile ugras veren alçakgönüllü küçük bir sahnede izlenebilir. Birinde bazilari ülke çapinda bilinen ve tümü profesyonel, digerinde ise çogu genç tiyatro ögrencilerinden olusan oyuncular rol aliyordu. Birinde salon çogunlukla doludur, digerinde ise genellikle oyun baslamadan da bilet bulabiliyorsunuz. Oyunlarin ikisi de komedidir, ancak birinde tüm oyun boyunca belki bir-iki kez, digerinde ise çok daha sik gülebiliyorsunuz...
 
“Tartuffe”: Yürekli, ancak renksiz bir yapim
    Istanbul Devlet Tiyatrosu, çok tartisilmis yönetim degisikliginden bu yana ancak Aralik ayinda yeni bir oyun sunabildi. Tom Kempinski'nin “Tek Kisilik Düet”inin ardindan, yilin son günlerinde büyük beklentiler ile Moliére'in “Tartuffe” galasina gittik. Beklentilerimiz iki açidandi. Ilki, Fransa'daki ilkgösteriminin ardindan din sömürüsünü acimasizca elestirmesi nedeniyle devlet tarafindan yasaklanmis bir oyunun, Lemi Bilgin olayi nedeniyle ülkenin hemen tüm aydinlarinin simseklerini üzerine çekmis “devlet”in tiyatrosunda sahnelenmesinden kaynaklaniyordu. Digeri ise, son yillarda sundugu tüm sahne yorumlarini (“Speer”, “Sonsuz Döngü” vbg.) alkisladigimiz Mehmet Ali Kaptanlar'in basrolünü üstlendigi bir dünya klasigini, büyük bir sahnede görebilme sevinciydi.
 
    Birinci beklentimiz, olumlu biçimde gerçeklesti. Tiyatro tarihinde önemli bir yer almis “politik tiyatroya karsi devlet sansürü” olayini animsama büyüklügünü gösteren bizim Devlet Tiyatromuz, üstelik yönetmen Kâzim Aksar'in “oyun içinde oyun” yöntemine karsi çikmayarak, “Tartuffe” oyununu sergileyen bir kumpanyanin öyküsü ile basatiyor ilk perdeyi: Tiyatroya gönderilen resmi bir bildiride, bu temsilin ardindan oyun yasaklanir. Dolayisiyla “Tartuffe” son kez (ve bizler için!) sahnelenir ve ikinci perdenin sonunda, tiyatro devletin kolluk kuvvetleri tarafinca kapatilir. Neyin nasil yapilmamasina dokunduran, çok yerinde bir özelestiri göstergesi - kesinlikle kutlanmasi gerek...
 
    Ikinci beklenti ise, kismen bos cikti! Yukarida “büyük sahne” derken, geçen sezon Halûk Bilginer'in Oyun Atölyesi'nde (oyunculuk basarimi ve ödül almis giysilerinin yanisira) dekorsuz olarak izledigimiz “Cimri”den sonra, çagina uygun zengin bir sahne tasarimi bekliyorduk, özellikle gençler için zaman zaman “klasik” oyunlari sunmasi gereken ödenekli bir tiyatrodan... Ancak, ne yazik ki, 17. yüzyil Fransa kentsoylu yasamini simgeleyecek dekor hemen hemen hiç yoktu; ikili-üçlü sahnelerinin altini çizecek isik tasarimi çok zayifti; iyi düsünülmüs olmakla birlikte, türü ile tamamen “faul” (yani o dönemin ezgileri ile hiç ilgisi olmayan) canli müzik, sahnede konusulanlari örtüyordu; commedia del arte'ye göndermede bulunan iki maskeli arlecchino tipinin sahneleri süslemesine pek anlam veremedik; oyuncularin bir bölümünün (belki oyunun sahnelenmesi sürdükçe düzelecek?) performansi çok düsük düzeydeydi - ve, gerçekten de, gülecek pek bir sey bulmadik! Akilda olumlu olarak kalan basta Mehmet Ali Kaptanlar'in alisilagelmis düzeyli ve hizmetçi Dorine rolündeki Serap Eyüboglu'nun, biraz çigirtkan olmakla birlikte, basarili oyunlariydi. Özetle - yazik oldu, kaçan bu firsata... 
 
“Yanlisliklar Komedisi”: Gerçekten de güldük!
    Bir yandan sahne sanatlari egitimi veren, öte yandan bes yildir sundugu nitelikli oyunlari ile bilinen Tiyatro Pera'nin son basarili yapimlari “Dobrinja'da Dügün”ü halen bellegimizdedir. Simdi de hemen belirtelim ki, bu alçak gönüllü sahnenin Sanat Yönetmeni Nesrin Kazankaya'nin dilimize çevirip yönettigi Shakespeare'in hep gölgede kalmis “Yanlisliklar Komedisi”, Moliére'in basyapiti “Tartuffe”ün konu ve ileti yumagina hiç yaklasamazken, izledigimiz DT yapimini yorum açisindan kat kat geçiyor! 
 
    Antik Roma yazari Plautus'un “Ikizler” oyunundan esinlenip konuyu gelistiren Shakespeare'nin ilk güldürüsü olan “Yanlisliklar Komedisi”nin içerigi, yazildigi dönem için yenilikçi ve komik sayilmissa da, ayni yargi bugün için geçerli degildir kuskusuz: Ephesus'a gelen Syracusa'li Egeon, yillar önce ailesiyle birlikte geçirdigi bir deniz kazasi sonucunda karisini, ikiz ogullari Antipholus'lardan ve gene ikiz olan usaklari Dromio'lardan birini yitirmistir (ikiz çiftlerinin adlarinin da niye ayni oldugunu bir türlü anlayamamisimdir!) ve ölüp ölmediklerini bilmemektedir. Bu arada, Syracusa'da babasinin yaninda büyüyen Antipholus ve kölesi Dromio, ikiz kardeslerini bulmak için yola çikarlar. Bir süre sonra oglundan haber alamayan Egeon da Antipholus'un pesinden gider ve onun gibi diger ikizlerin yasadigi Ephesus'a gelir. Ne var ki, bu kentin halki ikizleri birbiriyle karistirir, dahasi Ephesus'lu Antipholus'un karisi Adriana bile kocasini ikiz kardesinden ayirt edemez ve böylece ikizlerin varligi yüzünden kentte yanlisliklar birbirini kovalar...
 
    Bu “demode” konunun yanisira, oyunun alçakgönüllü sahnelemesinde ne kisitli dekoru, ne de son derece basit düzeyde kotarilmis giysi tasarimi önemlidir - burada tiyatroyu “tiyatro” yapan, yönetim ve oyun düzeyidir, bana kalirsa... Nilüfer Moayeri'nin son derece minimalist, kâh evin içini, kâh disini gösteren döner panosunun önünde ve su dolu iki küçük havuzun etrafinda (bazen de içinde!) olusan devinimler - özellikle panoyu degistirirken veya sahne girdiklerinde, sirasi gelen tüm oyuncularin kesik kesik adimlari - bu 400 (veya 2200 = Plautus!) yillik oyuna oldukça yenilikçi bir görünüm kazandiriyor. Öte yandan, Ephesus kenti hükümdari Solinus'un oryantal bir dans ile oyunu açmasina pek bir anlam veremedim. Isiklandirma konusunda ise Yüksel Aymaz nedense hiç bir varlik göstermemis - oysa ki kendisi, izleyiciler ile gene ayni tabanda olan baska bir sahnede (Tiyatro Oyunevi) ne denli basarili oluyor...
 
    Oyundaki 21 kisiyi canlandiran 12 sanatçiya gelince - emektar Selçuk Uluergüven'in disinda rol alan tüm oyuncular, anladigim kadariyla Tiyatro Pera'nin ya ögrencileri veya bu basarili akademinin mezunlaridir. Aralarindan sadece birinin (Zeynep Özden: “Dobrinja”daki Jasna) adina daha önce rastladigim kizli-erkekli, tümü erken yirmilerinde olan, piril piril tiyatro tutkunu gençler... Bazilari ikiser veya üçer rol üstleniyorsa da, oyunun asil yükünü dört ikizi canlandiranlar çekmekte... Aralarinda digerlerinden çok daha üstün bulduklarimiz vardi, kuskusuz (en basta Daglar Uygur olmak üzere) - ancak surasi kesindir ki, tümü görevlerini çok ciddiye aliyor, oyuna tam anlamiyla “nefes” veriyor ve üstlendikleri rolleri yasatiyorlar. Iste asil bu nedenledir ki, metni okudugunuzda dudak bile bükmediginiz nice repliklerde içten gülüyor, bu oyunu gerçek bir komedi olarak algiliyorsunuz... Evet, tiyatro budur - siradan bir yemegin, kaliteli malzemeler seçilerek, yetenekli bir asçi tarafindan kendine has biçimde pisirilerek bir ziyafete dönüstürülmesi gibi! Devlet Tiyatrosu'nda bu kez bulamadigimiza Tiyatro Pera'da rastladik; çocuklarinizi da rahatlikla götürebileceginiz, sikilmadan izlenebilen bir güldürüye... 

BASIN BÜLTENI

Basin Bülteni

TİYATRO PERA’DA SHAKESPEARE’İN “YANLIŞLIKLAR KOMEDİSİ”
ADLI OYUNU PRÖMİYER YAPIYOR

   Tiyatro Pera sezonu Shakespeare’in ünlü komedisi “Yanlışlıklar Komedisi” ile açıyor.
William Shakespeare
’in yazdığı Nesrin Kazankaya’nın çevirdiği “Yanlışlıklar Komedisi” adlı oyun 18 Kasım 2005 tarihinde prömiyer yapıyor. Nesrin Kazankaya’nın yönettiği oyunun dramaturgisi Şafak Eruyar’a, dekor-kostüm tasarımı Nilüfer Moayeri’ye, ışık tasarımı Yüksel Aymaz ait. Oyunda görev alan oyuncular: Selçuk Uluergüven, Dağlar Uygur, Volkan Aktan, Erdinç Anaz, Aytunç Şabanlı, Münibe Millet, Zeynep Özden, Pınar Çelebi, Seda Kılıç, Nazmi Karaman, Zekiye Çelik, Okan Kayabaş.
Oyun Ephesus kentinde geçer. Syracusa ve Ephesus ticaret yüzünden birbirine düşman iki kent devlettir. Tüccar Egeon, Syracusalılara yasaklanan Ephesus kentine girdiği için tutuklanır. 24 saat içinde fidye tutarını ödeyemediği takdirde ölümle cezalandırılacaktır. Egeon, yıllar önce ailesiyle birlikte geçirdiği bir deniz kazası sonucunda karısını, ikiz oğulları Antipholus’lardan ve gene ikiz olan uşakları Dromio’lardan birini yitirmiştir ve ölüp ölmediklerini bilmemektedir. Syracusa’da babası Egeon’un yanında büyüyen  Antipholus ve kölesi Dromio, ikiz kardeşlerini bulmak için yola çıkarlar. Bir süre sonra oğlundan haber alamayan Egeon da Antipholus’un peşinden gider. Sonunda Syracusalı baba oğul birbirlerinden habersiz diğer ikizlerin yaşadığı Ephesus kentine gelirler. Ephesus’lular ikizleri birbiriyle karıştırır. Ephesus’lu Antipholus’un karısı Adriana bile kocasını ikiz kardeşinden ayırt edemez. Kentte ikizlerin varlığı yüzünden yanlışlıklar birbirini kovalar.
Yeni kıtaların keşfiyle birlikte deniz ticaretiyle zenginleşen tüccar sınıfının ortaya çıktığı Rönesansla  antik kültür yeniden canlandırılmıştır, Siyasal ve dinsel baskıdan  kurtulan insan, özgür kazanma hırsı ve girişimci ruhuyla ticaret yapmakta, sosyo-ekonomik, toplumsal, sanatsal ve hukuksal değişimleri yönlendirmektedirler. Bir Rönesans yazarı olan Shakespeare de dönemin bütün hümanist sanatçıları gibi yaşadığı çağdan ve antik kültürden çok etkilenmiştir. “Yanlışlıklar Komedisi“ antik Latin yazar Plautus’un “İkizler“ adlı komedisinden uyarlanmıştır. Yanlış anlamalar sonucunda komik durumların iç içe geçtiği yüksek bir komedi olan oyun “Fars“ türünde yazılmıştır.Oyun antik dönemde geçer. Olayların ticaret kenti Ephesus’da geliştiği oyunun kahramanları tüccarlardan oluşur. İkiz tüccar kardeşlerin kent esnafınca karıştırılması sonucunda ticari ilişkiler bir anda sekteye uğrayarak parasal dengeleri alt üst eder.Tüccar sınıfı, aşkları, kavgaları, tutkuları, beğenileri, öfkeleri ve para kazanma hırslarıyla komik durumlara yol açar. Paranın gücü tüccarların bireysel varoluşlarının bir göstergesidir. Kentin ekonomisini elinde tutan tüccarlar, parasal çıkarları söz konusu olduğunda en yakınını bile harcamaktan çekinmez. İkiz tüccarların karıştırılmasıyla gelişen yanlışlıklar, yanılgılar, komiklikler, kıskançlıklar, tutuklanmalar, servet kazanmalar, para ve itibar kaybetmeler bir anda Ephesus kentini kuşatır. Efendilerin bile ikiz köleleri karıştırmasının faturasını her zaman olduğu gibi yine alt sınıftan köleler ödeyecektir.
Komedinin edebiyat ve şiirle, harikulade bir uyumla buluştuğu oyun;

BROŞÜRDEN

William Shakespeare
 

Ingiliz edebiyatinin, belki de dünya edebiyatinin en büyük yaraticisi Shakespeare'in yasami ve kisiligi bir giz olarak kalmistir ve öyle kalmasi da kaçinilmazdir. Iki yüzyildan beri Shakespeare'in yasami üzerine sayisiz kitap yazilmis olmasina karsin, bu konuda kesin olarak bildiklerimiz yalnizca üç resmi kaynakla sinirlidir.

Shakespeare'in yazilmis pek çok özgeçmisi Stratford ve Londra'da sairin kisiligi konusunda toplanan efsane ve masallardan, birtakim sanilar ve varsayimlardan, E.K.Chambers'in "Shakespeare Mythos" adini verdigi genellikle güvenemeyecegimiz malzemelerden olusturulmustur.

Gerçekte 1592'ye dek, yani Shakespeare'in ilk 28 yili üzerine tüm bildiklerimiz, resmi belgelerden ögrendigimiz üç olaydan, daha dogrusu üç tarihten baska bir sey degildir: Shakespeare'in vaftiz oldugu, evlendigi ve çocuklarinin dünyaya geldigi tarihler.

Deri, yün ve tahil ticaretiyle ugrasan John Shakespeare'in oglu William Shakespeare, Ingiltere'nin Stratford-upon-Avon kasabasinda 26 Nisan 1564'te vaftiz olmustur. Net olarak bilinmeyen dogumgünü tüm dünyada her yil 23 Nisan tarihinde kutlanmaktadir.

Kesin olarak bildigimiz ikinci olay, Shakespeare'in 1582 yilinda, 18 yasindayken, Anne Hathaway adinda kendinden 8 yas büyük bir kadinla evlenmesidir. Bu evlilikten alti ay sonra Shakespeare'in büyük kizi Susannah, iki yil sonra da sairin Judith ve Hamnet adini verdigi ikizleri vaftiz olmustur. Adi zaman zaman "Hamlet" diye de yazilan Hamnet 11 yasindayken ölmüstür.

Iste Shakespeare'in yasaminin ilk 28 yili üzerine kesin olarak bildiklerimiz bu kadar. Nerede ve kaç yil okudugunu, Londra'ya ilk geldiginde ne yaptigini, tiyatroda hangi iste ve ne zaman çalismaya basladigini tam olarak bilemeyiz. Yazarin bir süre Stratford-upon-Avon'daki okula gittigi, 14-15 yaslarina bastigi sirada, isleri bozulan, para durumu fena halde sarsilan babasinin onu okuldan almak zorunda kaldigi sanilir.

GALERİ

Sahneden Kareler

6 fotoğraf
ARŞİV

İlk sahnelenme: 18 Kasım 2005